Ana içeriğe geçin

Yapabilecekleriniz

Mutfak seyahat rehberi

Doha’nın en iyi mutfaklarında bir lezzet turuna çıkın.

Katar’ın lüks tutkusu, mutfak ortamına da yansımaktadır. Doha’nın merkezinde Latin Amerika’dan Japonya’ya dek ilginç bir mutfak yelpazesini temsil eden ve dünyanın en iyi şeflerinden bazılarının başında olduğu çok sayıda Michelin yıldızlı restoran bulmak mümkündür. Şehrin lüks mutfak kültürü, dünyadaki gurme mekanlar arasında ilgi çekmektedir. Sizin için tek zorluk, ziyaretiniz sırasında Katar’ın mutfak lezzetlerinin tamamının keyfini çıkaracak zamanı ve midenizde boş yer bulabilmek olacaktır.  

1. Gün

Doha’ya gece vakti varırsanız Hamad Uluslararası Havalimanı ve Doha’nın merkezi mahalleleri arasında yer alan ödüllü Sharq Village & Spa’da lüks bir konaklama ile kendinizi şımartabilirsiniz. Katar’ın altın sahillerinde yer alan Ritz-Carlton tesisi, uzun bir yolculuğun ardından dinlenebileceğiniz gözlerden uzak bir plaja sahiptir. Tesiste pek çok lüks yemek seçeneği mevcut olsa da, gerçek bir Bedevi deneyimi yaşamak istiyorsanız çadır dışında yenilen geleneksel bir Bedevi yemeği olan Zarb’ı denemenizi tavsiye ederiz. Bu yemeği yapmak için et (genellikle kuzu kol veya incik) bir kuyuda veya Zarb adı verilen toprak fırında 6 saat boyunca yavaş yavaş pişiriliyor.   

2. Gün

Gününüze İslam Sanatı Müzesi’nde (Museum of Islamic Art - MIA) başlayın. Dünyaca ünlü mimar I.M. Pei tarafından tasarlanan bina kendi başına bir şaheserdir. Metal eserler, seramik, mücevher, ahşap eserler, kumaşlar ve camın da dahil olduğu, üç kıtadan dört yüz yıllık İslami sanat eserini gördükten sonra, IDAM’da öğle yemeği için en üst kata çıkın. Cömertlik anlamına gelen bir isme sahip olan Şef Alain Ducasse’in Orta Doğu’daki ilk restoranı, gerçekten ziyarete değer. Her bir yemek, yerel lezzetler, baharatlar ve malzemelere bir saygı duruşu niteliğinde: Katar yorumu katılmış geleneksel bir Fransız tatlısı olan Hurma Sufle gibi.

MIA parkında kısa bir dinlenmenin ardından, geleneksel kıyafetler, baharatlar, el sanatları ve hediyelik eşyaları bulabileceğiniz açık bir pazar olan Souq Waqif’e yönelin.

Çarşının dolambaçlı sokaklarında, ince ayna süslemeler ve antika cam avizeleri ile ünlü, İran mutfağının en iyi örneklerini sunan bir lezzet vahası olan Parisa’yı bulacaksınız. Ev baharatları ve taze misket limonu ile yapılan mangalda kuzu pirzolası olan Taj Bareh Kebabı, herkesin sevgilisidir. Güneş battığında, çarşıda sokak performansları ve sergileri gibi çok çeşitli eğlence seçenekleri bulacaksınız. Ya da MIA’ya veya kordona geri dönerek geleneksel bir Dhow yelkenlisi gezisinin keyfini çıkarabilirsiniz.

3. Gün

Eski Doha’yı özümsedikten sonra, sahilde bir yürüyüş için, Orta Doğu’daki en büyük gayrimenkul alanlarından biri olan Pearl-Qatar’a yönelin. Ferrari ve Rolls Royce galerilerinde vitrinlere bakın veya marinalarda demirli lüks yatlara göz atın. Karnınızı, Machboos gibi Katar lezzetlerinin yanı sıra vegan ve vejetaryen seçenekler de sunan bağımsız bir Katar kafesi olan Rosado Cafe’de Katar yemekleri ile doyurun.

Öğle yemeğinin ardından, Pearl’de yer alan Porto Arabia’da gezinin ve marinada demirli yatlara daha yakından bakın veya pastel renkli binalar ve kanallarla Venedik’ten ilham almış bir mahalle olan Qanat Quartier’i keşfedin.

Katar’ın ilk 5 yıldızlı sağlıklı yaşam tesisi olan ve yakın bir tarihte açılan Al Messila Wellness Resort & Spa’da rahatlayın. Saray tarzındaki tesis, 26 bakım odası, mineral terapisi havuzları ve Uzak Doğu, Çiçek, Mistik ve Mineral temalı hidro sağlık salonları ile lüksü yeniden tanımlamaktadır. Gününüzü, tesisin sekiz yenilikçi restoranından birinde akşam yemeği ile kapatın. Tanınmış Michelin yıldızlı İtalyan şef Pino Lavarra’nın önderliğindeki tüm restoranlarda sağlıklı mutfak ve taze malzemeler öne çıkmaktadır. Özgün bir mutfak deneyimi için Deli Kitchen’daki Madrouba’yı deneyin. Komşu ülke Umman’dan baharatlı ve içinizi ısıtacak bir lapa olan Madrouba, tavuk, iyice pişmiş pirinç ve zerdeçal, kimyon, kakule, zencefil, karanfil, sarımsak ve karabiber gibi baharatlarla yapılmaktadır. 

4. Gün

Sabahınızı Katara Kültür Köyü’nü gezmeye ayırın. Arnavut kaldırımlı sokakları ile modern Katar’dan ziyade, bir ortaçağ çarşısını andıran Katara, ilham veren sanat galerilerine, Yunan-Roma tarzı bir amfi tiyatroya, butiklere ve restoranlara ev sahipliği yapıyor. Köy, ayaklarınızı suya sokabileceğiniz veya mevcut su sporu aktivitelerinden birini deneyebileceğiniz geniş bir halk plajının yanında yer almaktadır.

Taksiyle 5 dakikada ulaşabileceğiniz Mondrian oteli, ilginç ve modern bir ortamda Katar’ın en iyi lüks restoranlarını barındırmaktadır. Deniz ürünlerini seviyorsanız Morimoto tam size göre. Baharatlı kırmızı miso soslu, ıstakoz suyuna bir çorba içinde ıstakoz, kral yengeç, midye, istiridye ve deniz tarağının yer aldığı ağız sulandırıcı bir lezzet olan, şefin özel spesiyalitesi Deniz Ürünlü Toban Yaki’yi deneyin. Şansınız varsa müşterileri selamlamak veya master dersleri vermek üzere sık sık şehre inen Şef Morimoto ile de karşılaşabilirsiniz. En iyi biftek ve yerel sebze ve malzemelerin bir araya geldiği lezzetleri Wolfgang Puck’ın CUT restoranında deneme şansınız da var. Şefin özel yemeği, marul, pirinç ve buharda pişmiş Bao ile servis edilen Fırınlanmış Kaburga.

Doha’nın canlı ortamını gerçekten hissetmek için, Al Dafna da denilen Doha merkezinde gezinerek şehrin silüetini donatan bazı mimari harikalarına yakından bakın. Burada, mimar Jean Nouvel tarafından tasarlanan Doha Tower’ı veya geceleri 35.000 farklı ışık ve renk kombinasyonuyla göz alan 52 kat yüksekliğindeki Tornado Tower’ı görebilirsiniz.

Güneş battıktan sonra, ünlü simaları görebileceğiniz W Hotel’e uğrayın. Wham Lounge’da havuz kenarında bir içki yudumlayın veya daha sakin bir deneyim için, zemin kattaki Market by Jean Georges’u tercih edin. Akşam yemeği içinse Time Out Doha tarafından yıllardır En İyi İtalyan Restoranı seçilen La Spiga by Paper Moon’da Ton Balıklı Caponata’nın tadına bakın. 

Keşfetmeye devam edin